Emlak Haberleri

İzmir’de depremin yıktığı binalarda altı kötü bir araya geldi

İzmir’de depremin yıktığı binalarda araştırma yürüten Türkiye Hazır Beton Birliği’nin raporu, ‘Altı kötü’nün bir araya gelmesi’ olarak sunuldu. Altılı hakkında bilgilendirmede bulunan Beton Birliği, durumu şu şekilde açıkladı: “Kötü zemin,..

tasinmazhaber.com İzmir’de depremin yıktığı binalarda altı kötü bir araya geldi

İzmir’de depremin yıktığı binalarda araştırma yürüten Türkiye Hazır Beton Birliği’nin raporu, ‘Altı kötü’nün bir araya gelmesi’ olarak sunuldu. Altılı hakkında bilgilendirmede bulunan Beton Birliği, durumu şu şekilde açıkladı: “Kötü zemin, kötü beton, kötü demir, kötü mühendislik, kötü işçilik ve kötü denetim.”

İzmir’de depremin yıktığı binalarda korkulan altılı

Hürriyet gazetesinden Aysel Alp tarafından kaleme alınan habere göre; Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 30 Ekim tarihinde gerçekleşen depreme ilişkin yürüttüğü araştırmasını tamamladı. Rapor şeklinde paylaşılan araştırma sonuçlarına göre, İzmir’de depremin yıktığı binalar kötü altılıdan oluşuyor. “Kötü zemin, kötü beton, kötü demir, kötü mühendislik, kötü işçilik ve kötü denetim” şeklinde rapora geçirilen ‘kötü altılı’ 116 kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Rapor içeriğinde dikkat çeken ayrıntılardan bazıları kolon kesme gibi tasarım hatalarından kaynaklanıyor. Ağır hasara uğramış binalarda yürütülen araştırmada ise yapı denetimi ve mühendislik hizmetlerinin olmadığı tespit edilmiştir. Ancak bazı binalarda hasarlıların aksine hizmetlerden yarar görüldüğü ve bu nedenle yapısal hasarların oluşmadığı bildirildi. Yapım yılı 1999 öncesine ait binaların tamamen hasar gördüğü, çürüğe çıkanların da yapım yılıyla alakalı olduğu rapora geçirilmiştir.

Dere kumu kullanılmış

Betonların dayanım konusunda yeterli olmadığı THBB tarafından ortaya çıkarıldı. Beton bileşimlerini incelemeden geçiren Birlik, ince kirli dere malzemesi buldu. Döküm sırasında ilave su katıldığını gösteren veriler, denetimsiz ve düşük kaliteli betonlardan yüksek katlı binaların yapıldığını fark etmemize yol açtı. Hasar gören binalarda donatılar nervürsüz düz çelik, miktarı ise yetersizdir. Deprem karşısında en ufak bir dayanıklılığı bulunmayan bu türden yapılar güvenlik konusunda oldukça yetersiz kalıyor. Etriyenlerin miktarı ve aralıklarının yeterli gelmediği, etriye sıklaştırmalarının yapılmadığı ve uçlarının doğru kıvrılmadığı görüldü. Etriye aralıkları hesaplamalara göre 20 cm ve üzerindedir.

Başkan Işık: “Türkiye’de konutların yüzde 35’i depreme dayanıksız”

Deprem konusunda yetersiz olan Türkiye’de konut dayanıklılığı son sıralarda geliyor. Türkiye geneli bakımından dayanıksız yapılarda ortalama yüzde 35’i buldu. THBB Başkanı Yavuz Işık’a göre bu oran yaklaşık olarak 6.7 milyon konuta denktir. Güvenli yaşam arzusu adına acilen yapılması gerekenleri ele alan Işık, yapı stoğunun acilen taranması gerekliliğinden bahsediyor. Risk potansiyeli bulunan yapıların sayısını tespit etmemizde rol oynayacak olan bu taramalar, ilk etapta acil risklilerin dönüşümü için hızlandırılmalı. İnşaat sürecinde ise kurallara mutlak şekilde uyum sağlanması gerekliliği bir kez daha anımsanarak; “Zemin incelemesi, doğru projelendirme, kaliteli malzeme, doğru uygulama ve denetime eksiksiz uyulmalıdır” denildi.

Denetimler ve periyodik bakımlar atlanmamalıdır

İzmir’de depremin yıktığı binalar konut güvenliğinin yetersiz olduğunu tüm Türkiye’ye bir kez daha gösterdi. Beklenen büyük deprem karşısında yaşam şansının olmadığına dikkat çeken uzmanlar, bir an önce kentsel dönüşüm fikrini yaygınlaştırmak istiyor. Kötü altılıdan oluşan İzmir’e kıyasla neredeyse İstanbul’un yarısını yıkıma uğratacak büyük bir deprem, öncelikle kuralların uygulanması konusunda vatandaşları isteğe sürüklemeli. KGS denetiminin yaygınlaştırılmasını söyleyen Işık; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylı bir kuruluş olan Kalite Güvence Sistemi’ni (KGS) ifade etmektedir. “Beton üretim tesislerinin sıkı denetimden geçirilmesi şarttır, üstelik bu denetimler habersiz bir şekilde gerçekleştirilmelidir,” diyen Başkan; yapıların denetimden geçirilmesi isteğini öne çıkardı. Araç muayenesi benzeri gerçekleştirilecek bir sistemin 2-3 yıl arayla sürdürülmesi, kolon ve kiriş güvenliğine dair tespitleri kolaylaştırabilir.

İzmir haberlerine göz atmak için tıklayınız.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL