Emlak Haberleri

Türkiye’de sağlamlık konusu en az 7 milyon konutun üzerinde birleştirilmeli

Türkiye’de sağlamlık konusunda kaybeden 7 milyonun sağlıksız olduğuna ilişkin konuyu gündeme taşıyan isim CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin oldu. İzmir’de geçtiğimiz günlerde meydana gelen 6,6 depremin yabancı basında 7 olarak..

tasinmazhaber.com Türkiye’de sağlamlık konusu en az 7 milyon konutun üzerinde birleştirilmeli

Türkiye’de sağlamlık konusunda kaybeden 7 milyonun sağlıksız olduğuna ilişkin konuyu gündeme taşıyan isim CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin oldu. İzmir’de geçtiğimiz günlerde meydana gelen 6,6 depremin yabancı basında 7 olarak belirtilmesine karşın herhangi bir rakam değişimine gitmeyen kurumlar, sağlıksız binaların varlığını reddediyor. Konuyu baştan sona ele alan Gürsel Tekin ise, Türkiye’de 20 milyon yapı stokunu incelediklerinde kaçak, kullanım ömrü son bulmuş ve kentsel dönüşüm düşülen pek çok yapının 7 milyonluk bir rakam oluşturduğu bilgisini kamuoyuna sundu.

Türkiye’de sağlamlık testi kaybediyor

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, İzmir depreminin ardından konutta sağlamlık konusunu gündeme getirdi. Araştırmalarını genişleten Tekin, toplamda 20 milyon konut stokunun içinden 7 milyon konutun sağlıksız yapı olarak geçtiğini bildiriyor. Bu rakamın yalnızca İstanbul’da olması ise asıl korkunun nedeni sayılabilir. Türkiye genelinin sıklıkla yıkıma uğradığı bilinirken, depreme karşı alınmayan önlemler ilk olarak konutlarda geliyor. Bu sağlıksız yapıların çoğunlukla kaçak, kullanım ömrü son bulan ve kentsel dönüşümün düşünme aşamasında kaldığı alanlarda olduğunu ifade eden Tekin, yıkıcı etkilerin önüne geçilebileceğini söylüyor.

“Ülkemiz bir deprem kuşağıdır”

Türkiye’de yüzde 66 oranını kaplayan 1. ve 2. Deprem kuşakları üzerindeki yükselen binalarda oturum sağlandığı biliniyor. Tekin, nüfusun yüzde 70’inin yaşadığı 11 büyük kentte, büyük sanayi kuruluşlarının yüzde 75’inin deprem tehlikesiyle yüzleştiğini açıkladı. İç göçün fazlaca olduğu kentlerde kaçak yapının sayısı diğer kentlere göre artmaya devam ediyor. 2012 yılında Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesince 2017 yılına kadar, toplamda 5 yıllık süreçte ülke genelinde bina envanterinin çıkartılması planlanmıştır. Ancak duyurusu yapılan ve çoktan tamamlanması gereken hedefin ardından 3 yıl geçti. Buna rağmen envanterler çıkarılmamış ve her depremde acının üstüne yeni bir acı daha koymuşuzdur. Sağlıklı binaların stratejiyle tespit edilmesi gerekirken, vatandaşların can güvenliği göz ardı edilmeye devam etmiştir.

“7 milyon konut sağlıksız yapı kategorisinde”

İstanbul nüfusunun Türkiye’nin en kalabalık şehri olduğunu belirten Tekin, sayının 10 milyona ulaştığından söz etti. Deprem güvenliğinin sağlanmadığı riskli yapıları yıkmak ve yenilemek yerine artan konut ihtiyacı sağlıksız yapılardan karşılanıyor. 20 milyon yapı stokundan 7 milyon kadarı kaçak, ömrü bitmiş ve kentsel dönüşümü bekleyen konutlardan oluşmaktadır. 2012’de harekete geçileceğini aktaran Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan beklenen 5 yıllık hedef harekete gelmedi. Üstelik hedef bitiş tarihinden 3 yıl geçmesine karşın yetkili isimler verilen sözleri, planlanan stratejileri unuttu. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un 27 Şubat 2019 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu açıklamayı hatırlatan Tekin, Türkiye’de sağlıksız konut sayısının 6 ila 7 milyon arasında değiştiğini söyledi. Nüfus bakımından Türkiye’nin beşte birinin İstanbul’da yaşadığı gerçeklikte ülkenin ekonomisinin oluşum yeri İstanbul’dur.

“İmar affı kaçak ve sağlıksız yapıları yasallaştırdı”

Gürsel Tekin, gün geçtikçe çürümeye devam eden yapıların sayıca 7 milyon olduğunu söylemişti. Bu binaların güçlendirilerek yeniden topluma yönelik kazanımların olmasını beklediklerinin altını çizen Tekin, hiçbir önlem hareketinin gerçekleştirilmediğini aktardı. Aksine, 2018 yılında ortaya koyulduğu bilinen İmar Affı projesi deprem güvenliğinin üzerine toprak atmıştır. İstanbul Boğazı ve hazine arazilerini kapsayan kaçak veya imar sorunu bulunan 13 milyonun İmar Affı projesiyle yasalaştırılması gerçek bir facia nedenidir. ‘İmar Barışı’ adı verilen bu süreç mühendislik hesabının yapılmadığı sorunlu binaların yıkımına engel yaratıyor.

“Deprem vergileriyle 1 milyon 850 bin daire kazanma şansı vardı”

1999 depreminin ardından Türkiye yeni bir gerçekliğe uyanmıştır. Bu gerçekliğin üstü henüz kapatılmadan önce depremde vergi sistemine girildi. Vatandaşların mağduriyetini silmesi adına ortaya atılan vergi sistemi tam 21 yılda 70 milyar 895 milyon TL’lik bir bütçe yarattı. Kasada toplanan paraların 2002 yılında kalıcı hale gelmesinin bir sonucu olarak, 1 milyon 850 bin daire 100 metrekareden yapılabilirdi. Böylece sağlıksız yapılarda oturum zorunluluğu içindeki hayatları bir depreme bağlı olan vatandaşların geleceklerine güvenle bakabileceği çok açıktır. Ancak Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın ‘Deprem vergileri nereye harcandı’ sorusuna gerekli cevabı, ‘Harcanması gereken yere harcadık’ oldu. Yalnızca vatandaşların güvenliği için değil, ülkenin refahı içinde son derece önemli olan deprem vergi paraları, beklenen depremlere karşı güvenliği sağlamalıydı. Üstelik bu sayede Türkiye’de sağlamlık ön plana çıkacak ve yabancıların güven oyunu da alacaktık.

“Deprem seferberliği başlatılmalı”

Gerekli adımların bir an önce atılması konusunda yetkili mercilere seslenen Gürsel Tekin, depremin bir Türkiye gerçeği olduğunu söylüyor. İnsan hayatını tehlikeye sokanın depremin değil, sağlıksız yapıların olduğunu belirten Tekin, başlıca hedefi kaçak yapılar üzerine topladı. İnsanların huzur ve güven dolu bir ortamda yaşamlarını sürdürebilmesi için en önemli şey doğru bir yapı stoğu kurmaktır. CHP olarak geçmiş yıllardan bu yana sayısız önerge sunulmasına karşı, TMBB’de Deprem Araştırma Komisyonu oluşturulmadı. Bu komisyon fikrini reddeden isimler ise AKP’dendir.

Deprem haberlerine göz atmak için tıklayınız.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL